Bir psikoterapistin, zorlandığını hissettiği durumlar arasında, ”sizce bu nasıl olur?” ya da “ne yapmalıyım?” tarzında sorular önemli yer tutar. Burada danışan, sorumluluğu karşı tarafa havale etmekte, yükünü hafifletmekte ve kendi içindeki çatışmadan kurtulmayı talep etmektedir. Genelde de beklenilen/umulan cevap “zaten duymak istenilen” cevaptır. Burada danışan aslında terapistine şöyle der: bana öyle bir şey söyle ki bu zaten benim duymak istediğim şey olsun. Bununla birlikte terapisti iki arada bir derede bırakan sorular da vardır. Benim için buna dönük en ilginç sorulardan biri “Namaz kılmak panik atağı azaltır mı?” oldu. devamını oku…
Şema Terapinin Öyküsü: Bir vak’a özeti
Sinirlerinizi yerinden hoplatan bir eşi nerden buldunuz?
Kısa bir süre önce J. Young krizdeki bir çiftle tanıştı. Kadının adı Şebnem olsun, erkek arkadaşını, adı Tayfun olsun, zalimce eleştirilerine maruz bırakıyordu. Şebnem Tayfun’un dişlerinin çirkin olduğunu düşünüyordu ve dişlerini beyazlatmasını istiyordu. Ayrıca vücudunun çok tüylü olduğunu ve düzenli olarak traş olmadığından şikayet ediyordu. Randevulaştıklarında Tayfun Şebnem’i zamanında gidip almadığında (bir kaç dakika geç kaldığında ) Şebnem öfkeden köpürüyordu. Üstelik Tayfun tam 1 saatlik mesafede oturmasına ve trafiğin çok yoğun olmasına rağmen. Şebnem saldırılarına devam ederken Dr. Young, Tayfun’un da Şebnemle aynı fikirde olduğunu fark etti. Tayfun kendisinin korkunç derecede hatalı olduğuna inanıyordu ve Şebnem’in kendisine kızmasında da haklı olduğunu düşünüyordu. Dr. Young şuna karar verdi; Şebnem Tayfun’u seviyordu ve onu kaybetmekten korkuyordu. devamını oku…
İnsan acılı bir varlık, acısı belki de onun kaderi. Acısız bir insana, acısız bir ruha rastlamak ne mümkün. Ruhunun acılarına kapılarını kapatmak, acıyı hissetmemek ise belki de acıların en büyüğü: acının bile farkına varmamak!
Neden acı çekeriz? Neden yaralanır ruhumuz? Cevabı belki de ciltlerce kitaba sığmaz ve belki de o ciltlerce kitap sorulara cevap olamaz. Ancak amacımız cevabı bulmaktan ziyade “cevabın peşinde olmak” olmalı belki de.
İnsan muhtaç bir varlık. Denir ki yaşamak için mutlak anlamda başkalarına ihtiyaç duyar insan. Bu bir sorun değil, durum; yani öyle olmasından başka bir alternatif yok. Tavuğun yumurtlamaması ne mümkün! Dolayısıyla “neden böyle?” diye hayıflanmak boşa çaba harcamaktır. devamını oku…
hep tepemdesin ey ölüm.
seni yanımda hissettiğimde böyle bir cümleye ihtiyacım olmayacak; çünkü yan yana olmak başka bir şeydir tepede ve aşağıda olmaktan.
sen olmasaydın ne kederim olurdu ne de hüznüm; ne de bu yazıyı yazardım! ne umudum olurdu sen olmasaydın, ne de hayal kurardım! devamını oku…