İnsan acılı bir varlık, acısı belki de onun kaderi. Acısız bir insana, acısız bir ruha rastlamak ne mümkün. Ruhunun acılarına kapılarını kapatmak, acıyı hissetmemek ise belki de acıların en büyüğü: acının bile farkına varmamak!
Neden acı çekeriz? Neden yaralanır ruhumuz? Cevabı belki de ciltlerce kitaba sığmaz ve belki de o ciltlerce kitap sorulara cevap olamaz. Ancak amacımız cevabı bulmaktan ziyade “cevabın peşinde olmak” olmalı belki de.
İnsan muhtaç bir varlık. Denir ki yaşamak için mutlak anlamda başkalarına ihtiyaç duyar insan. Bu bir sorun değil, durum; yani öyle olmasından başka bir alternatif yok. Tavuğun yumurtlamaması ne mümkün! Dolayısıyla “neden böyle?” diye hayıflanmak boşa çaba harcamaktır. devamını oku…
Yaptıkları yanlışlar için insanların cezalandırılması gerekliliğine inançtır. Öfkelenme, acımasızlık, cezalandırıcılık, beklenti ve standartlara uymayan kişilere (kendisi de dahil) katlanamama eğilimlerini içerir. Kendisi ve diğerlerinin hatalarını affetmekte güçlüğü sıklıkla vardır, çünkü suç hafifletici durumları, insanların hata yapmalarına izin vermeye, duygulara eşduyum göstermeye isteksizdirler.
Karakteristik Cezalandırıcılık Davranışları
Cezalandırıcılık şeması olan kişilerin genel davranışı her suçun bir cezası olması gerektiğine inandıkları için hatalar karşısında kolay öfkelenmek şeklinde olabilir. Başka birisinin performasını değerlendirmek zorunda kalacakları ortamlardan kaçınabilirler. Veya hatalar karşısında aşırı affedici davranabilirler. Bu kişiler hafifletici nedenleri göremezler ve insanın hatasız olmayacağını Kabul etmemeye eğilimlidirler. Bu görüşleri başkaları için olduğu kadar kendileri için de geçerlidir. devamını oku…
Hayatın olumlu veya iyimser yanlarını göz ardı ederek, olumsuz yanları üzerinde ısrarlı bir odaklanmadır. İş, para ve saygınlık durumlarının ciddi bir şekilde bozulabileceğine, veya kişinin hayatında iyi giden bir şeyin birden bire kötüye gideceğine dair güçlü bir beklenti vardır. Sıklıkla parasal çöküş, kayıp, aşağılanma, kötü bir durumda kalma veya kontrolü kaybetmeye neden olabilecek yanlışlar yapmaktan aşırı bir korkuyu içerir.
Karakteristik Karamsarlık Davranışları
Kötü sonuçlar abartıldığı için, bu kişiler sıklıkla süregen kaygı, kadercilik, şikayetçilik ve kararsızlıkla karakterizedirler. devamını oku…
“Asık surat allerjisi” olarak da tanımlayabileceğimiz Onay Arayıcılık şemasında, diğer insanlardan onay, kabul, veya ilgi kazanmaya veya ortama uyum sağlamaya karşı aşırı hassasiyet vardır. Kişinin kendinden emin olabilmesi için başkalarının onayı gereklidir.
Karakteristik Onay Arama Davranışları
Onay, saygınlık ve ilgi kazanmak için statü, görünüm, sosyal kabul, para veya başarı üzerine aşırı odaklanma görülebilir. Bu şeması olan kişiler genellikle önemli kararlarını başkalarına göre aldıkları için tatminsizlik sık görülen bir durumdur. Ayrıca dışlanmaya karşı aşırı bir hassasiyet vardır. Çevrelerindeki insanları memnun etmeye çok heveslidirler. Beğenilmek veya kabul görmek için aşırı uçlara gidebilirler. Diğer insanlar ile çatışma halinde olmaktan hoşlanmazlar. devamını oku…
Kişisel amaçlara erişebilmek için yeterli öz-denetim ve engellenmeye tolerans göstermekte zorluğu vardır. Aşırı duygu ve dürtülerini dizginlemekte belirgin zorluk çeker veya bunları dizginlemeyi reddeder. Bu şeması olan kişiler, huzursuzluktan, sıkıntıdan, çatışmalardan, yüzleşmelerden, sorumluluktan veya aşırı çaba sarf etmekten kaçınma gösterirler.
Karakteristik Yetersiz Öz-Denetim Davranışları
Kişiler temel dürtülerini dizginlemekte ve uzun vadeli amaçlarına ulaşmada isteksizdirler ve bu yöndeki atılımları da genellikle cılız kalır. Bu atılımlara örnek olarak aşağıdakiler verilebilir:
• Sigarayı bırakma
• Yemeği azaltma
• Alkolü azaltma
• Kilo verme
• Spora başlama
• Sınavlara hazırlanma
Yetersiz Öz Denetim’in Kökenleri
Kökenleri, sınırları ve özdenetimi öğretmekte yetersiz kalan aile ortamlarında olabildiği gibi, bizim klinik gözlemlerimize göre aşırı kontrolün olduğu ailelerde bu şemaya daha sık rastlanmaktadır.
Diğer insanlara göre daha üstün olduğuna dair inançtır. Özel haklara ve ayrıcalıklara hakkı vardır veya normal toplumsal etkileşimi yönlendiren karşılıklılık kuralları ile sınırlı değildir. Genellikle gerçekçi olana, diğerlerinin neyi akılcı bulduğuna veya başkalarına neye mal olacağına aldırmayarak, ne isterse yapabileceği veya sahip olabileceği konusunda ısrarı içerir. Güç ve yetki kazanmak için en başarılı, en ünlü veya en zengin olma üzerine abartılı bir odaklanma içerir.
Karakteristik Haklılık Davranışları
• Çevrenizdeki insanların gereksinimleriyle ilgilenmiyorsunuz. Kendi gereksinimlerinizin onların aleyhine olacak biçimde karşılanmasını istiyorsunuz. Onları incitiyorsunuz.
• Çevrenizdeki insanları aşağılıyor, küçük düşürüyor, kullanıyorsunuz.
• Çevrenizdekilerin duygularını anlama konusunda güçlük çekiyorsunuz. Onlar da sizinle ilgili olarak, duygularının anlaşılmadığını veya dikkate alınmadıklarını hissediyorlar.
• Topluma verdiğinizden çok alıyorsunuz . Bu durum insanlara karşı adil değil ve eşitsizliğe neden oluyor.
• İş yaşamınızda, diğer insanların gereksinimlerini ve duygularını dikkate almadığınız için veya kurallara uymadığınız için işten atılabilirsiniz veya rütbeniz indirilebilir. devamını oku…